Etiket arşivi: Covid-19

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: Aşınızı olmadıysanız hemen yaptırın

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “İlk doz aşınızı olmadıysanız hemen yaptırın” çağrısında bulundu.

Covid-19 mücadelesi tüm hızıyla sürerken Sağlık Bakanı Fahrettin Koca vatandaşlara aşı yaptırmaları konusunda çağrıda bulundu.

ERTELEMEDEN İLK DOZU YAPTIRALIM

Bakan Koca, sosyal medya Twitter hesabından konuyla ilgili olarak şu ifadelere yer verdi:

“Aşı kampanyamızda toplam 65 MİLYON DOZU geçtik. Başarı ortak ve büyük. Fakat, 18 yaş ve üstü nüfusta henüz aşı olmayanların sayısının 23 Milyona yakın olduğunu unutmayalım. Bu da ciddi bir zayıf noktamız. ERTELEMEDEN İLK DOZU YAPTIRALIM.”

“Aşısı bulunduğu halde, yıkıcı etkisi süren bir bulaşıcı hastalık yok. Toplum bağışıklığı sağlandıkça, Covid-19’da da vaka sayıları önemsiz hale gelecek. Kurumlarımız gece gündüz emrinizde, sağlık çalışanlarımız hizmetinizde. İlk doz aşınızı olmadıysanız hemen yaptırın.”

“Yarın bugünden daha iyi olsun istiyorsanız tedbirlere uyun. Aşınızı olun. Verilen emekler milletçe hepimizin emeğidir.”
http://covid19.saglik.gov.tr

VAKA SAYISI

Sağlık Bakanı vaka sayılarını açıkladı…
“Bugünkü vaka sayısı: 11.094
Esneklikten sıkı tedbire dönmeli ve ilk doz aşımızı hemen yaptırmalıyız.”

VAKA SAYISI

Dünya Aşılama Listesinde Türkiye İlk 10’da

Dünya Aşılama Listesinde Türkiye İlk 10’da yer aldı. Dünyada en fazla aşı uygulayan ülke Çin oldu. İkinci sırada ise Hindistan yer aldı.

Dünya nüfusunun %25,1’i en az bir doz COVID-19 aşısı almıştır. Dünya çapında 3.39 milyar doz aşı uygulandı ve şu anda her gün 31.46 milyon doz uygulanıyor.  Düşük gelirli ülkelerdeki insanların sadece %1’i en az bir doz aşı almıştır.

Dünya Koronavirüs aşı verilerinin derlendiği “Ourworldindata.org” sitesine göre, dünya genelinde 3 milyar 390 milyon doz  koronavirüs aşısı yapıldı. Bu sitenin verilerine göre; Çin, 1 milyar 370 milyon dozla en çok aşı yapılan ülke oldu.  Hindistan 372 milyon 196 bin ile ikinci sırada yer aldı.

Dünya Aşılama Listesi

Üçüncü sırada ise 332 milyon 970 bin ile ABD, daha sonra Brezilya 112 milyon 770 bin ile ABD’yi takip etti. Sonraki sıralama şu şekilde devam etti; 81 milyon 330 bin Almanya, 80 milyon 70 bin İngiltere, 59 milyon 120 bin Fransa, 57 milyon 350 bin  Japonya, 57 milyon 313 bin Türkiye, 55 milyon 900 bin İtalya, 50 milyon 640 bin Endonezya, 49 milyon 860 bin  Meksika, 46 milyon 630 bin Rusya, 46 milyon 610 bin  İspanya, 41 milyon 860 bin  Kanada, 31 milyon 26 bin Polonya, 24 milyon 50 bin  Arjantin, 23 milyon 700 bin Şili, 20 milyon 250 bin Güney Kore ve 20 milyon 200 bin Kolombiya.

Her 100 kişiye uygulanan doz sayısı sıralaması; 160,41 Birleşik Arap Emirlikleri ,Malta’da 158,58, Seyşeller’de 141,98, İzlanda’da 132,44, San Marino’da 131,59, Bahreyn’de 128,13, İsrail’de 126,90, Şili’de 123,96, Uruguay’da 122,86, Moğolistan’da 118,6, İngiltere’de 117,95, Katar’da 117,45, Kanada’da 110,91, Faroe Adaları’nda 109,67, Macaristan’da 105,13, Singapur’da 103,99, Belçika’da 102,14 ve Hollanda’da 100,33 oldu.

Bu pandemiyi sona erdirmek için dünyanın büyük bir bölümünün virüse karşı bağışıklık kazanması gerekiyor. Bunu başarmanın en güvenli yolu ise aşı olmak.

Covid-19’da Yeni Kabus Lambda Varyantı!

Covid-19’da Yeni Kabus Lambda Varyantı! Bilim insanları, ilk olarak Peru’da ortaya çıkan son derece bulaşıcı yeni bir COVID-19 türünün aşılara karşı bağışık olabileceğinden endişe ediyor. Lambda varyantı olarak bilinen C.37 ilk olarak Aralık 2020’de Peru’da ortaya çıktı. Özellikle Güney Amerika’da çok yaygın ve bu ülkelerde giderek daha fazla vakaya neden oluyor.

Pan Amerikan Sağlık Örgütü’ne göre Peru’da Lambda mayıs ve haziran aylarında bildirilen koronavirüs vaka örneklerinin yaklaşık %82’sini oluşturuyor.

Delta varyantından daha bulaşıcı ve aşılara karşı dirençli

Dünya Sağlık Örgütü tarafından en son varyant olarak açıklanan Lambda varyantı, şu anda en az 30 farklı ülkede görüldü. Bilim insanları, Lambada varyantının Delta varyantından daha bulaşıcı ve aşılara karşı dirençli olabileceğini ifade ediyor. 30 ülkeye yayılan Lambda varyantına çözüm aranıyor.

Lambda varyantı Gama ve Alfa varyantından daha bulaşıcı

Santiago Şili Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, Lambada varyantının  iki doz Çin CoronaVac Aşısı almış işçiler üzerindeki etkisini inceledi. Sonuçlar, Lambda varyantının Gama ve Alfa varyantından daha bulaşıcı olduğunu ve aşılar tarafından üretilen antikorlardan daha iyi kaçabildiğini gösteriyor.

Covid-19 yayılmaya devam ettikçe, muhtemelen yeni varyantlar ortaya çıkmaya devam edecek. Yeni varyantların insanları daha fazla hasta edip etmediği henüz kesin olarak bilinmiyor ve bununla ilgili araştırmalar sürüyor. Uzmanlar küresel sürü bağışıklığının olması için dünya nüfusunun yüzde 70’inin koronavirüse karşı aşılanması gerektiğini belirtiyor.

Sputnik V aşısının yeni koruyuculuk oranı açıklandı!

Türkiye’de henüz kullanılmaya başlamayan Sputnik V aşısının yeni bilgileri açıklandı. Önümüzdeki dönemlerde Türkiye’de de kullanılmaya başlayacak olan Sputnik V aşısının etkinlik verileri açıklandı.

Sputnik V’nin Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaptığı açılşmalarda aşının corona virüse karşı yüzde 97,8 oranında koruma sağladığı belirtildi. Ağır geçen Covid-19 vakalarını önlemede ise yüzde 100 etkili olduğu ifade edildi.

2 doz Sputnik V aşısı yapılan 81 binden fazla kişide aşının koruyuculuk oranı yüzde 97.8 olarak açıklandı.

Delta veryantında yüzde 90 koruma sağlıyor

Covid-19un daha ağır geçirilmesine neden olan ve hızla yayılmaya başlayan delta veryantı için ise, Sputnik V aşısının yüzde 90 koruma sağladığı uzamanlar tarafından belirtiliyor.

Delta veryantı hakkında daha fazla bilgi almak için ‘Delta varyantı Covid-19’un yeniden dirilişine neden olacak!’ yazımızı okuyabilirsiniz…

Öte yandan Türkiye’de henüz Sputnik V aşısı kullanılmaya başlanmadı. Ancak Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Haziran ayı sonuna kadar 30 milyon doz Spuntik V aşısının Türkiye’ye teslim edileceğini bildirmişti. Türkiye’de de 2 hafta içinde Sputnik V aşısı kullanılmaya başlanacak.

Covid-19 için 1. doz ile 2. dozda farklı aşılar daha iyi koruma sağlıyor!

Bilim dünyası, koronavirüs aşılarıyla ilgili yeni açıklmalar gelmeye devam ediyor. Bilim insanlarının Covid-19 aşı çalışmalarında yeni sonuçlar elde ediliyor. Yapılan son çalışmada, 1. dozda farklı aşı ile 2. dozda farklı aşıların uygulanmasının daha etkili sonuçlar verdiği ortaya çıktı.

Bilim dünyası aşılamalarla ilgili birçok tedavi yönteminin etkisi üzerinde araştırma yapmaya devam ediyor. Pekçok ülkede 1. ve 2. dozda aynı aşılar uygulanırken, Oxford Üniversitesi araştırmasında aşı kokteylinin nasıl etki edeceğini inceledi. Üniversite iki farklı aşının karıştırılması sonucunda nasıl bir sonuç elde edileceğini araştırdı.

Araştırmada birinci ve ikinci dozlarda farklı aşıların kullanılmasının virüse karşı daha iyi bir koruma sağladığı belirtildi. Çalışmada AstraZeneca ve Pfizer/BioNTech aşıları birlikte denendi ve tüm kombinasyonların iyi çalıştığı, aşıların bağışıklık sistemini daha iyi harekete geçirdiği ve daha fazla antikor ürettiği ifade edildi.

Ayrıca uzmanlar araştırmalarında aşılar arasında uzun aralığın daha faydalı olduğunu düşünüyor. Aralık daha az olsa bile karışık doz aşı uygulamsı daha etkili. Uzmanlar bu yıl kıştan önce destek dozuna ihtiyaç olup olunmayacağını bilmek için erken olduğunu ve daha fazla araştırma yapılması gerektiğini ifade etti.

Delta varyantı Covid-19’un yeniden dirilişine neden olacak!

İlk olarak Hindistan’da tespit edilen delta varyantı, bu yıl içinde Covid-19’un “yeniden dirilişine” neden olabilir. Dünya Sağlık Örgütü, son derece bulaşıcı delta varyantının, en savunmasız insanları seçerek hızlı yayılan bir koronavirüs türü olduğunu söyledi.

Bilim insanlarına göre bir varyantın daha bulaşıcı, daha ölümcül veya mevcut aşılara ve tedavilere karşı daha dirençli olduğu gösterildiyse bu durum çok endişe verici olarak nitelendirilir.

Daha öldürücü olma potansiyeline sahip olan delta varyantı sonucunda insanların ciddi şekilde hastalanacağı, hastaneye yatırılma oranlarının yükseleceği ve sonuç olarak ölümlerin artacağı ön görülüyor.

Delta varyantı %60 daha bulaşıcı

Uzmanlardan delta varyantının bu yıl içinde Covid-19’u yazın sonlarında veya sonbaharın başlarında canlandırabileceği uyarısı geldi. Araştırmalar, delta varyanyının Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan orijinal Covid-19 türüne göre yaklaşık %60 daha bulaşıcı olduğunu gösteriyor.

Ancak bunun önlenebilir bir tehdit olduğunu belirten uzamanlar daha önceki zirvelerin seviyesine ulaşmasının pek mümkün olmadığını belirtti. Bunun yerine, yerelleşmiş dalgalanmaların görebileceği, ancak bütün bunların aşılanarak tamamen önlenebileceği ifade edildi.

Uzmanlar Delta’nın aşılanmamış insanlar için daha büyük bir tehdit olduğunu söylüyor. Bütün bunların sonunda aşı olmanın hala en iyi ve güvenli korunma yolu olduğu netleşiyor.

Yerli aşının adı belli oldu: TURKOVAC

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan  yerli COVID-19 aşısının adının “TURKOVAC” olduğunu duyurdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yerli aşı ile ilgili açıklama yaptı.  Erdoğan’ın üçüncü fazının ilk uygulaması gerçekleştirilen aşıyla birlikte Türkiye’nin bu hususta artık yeni bir dönemin kapılarını araladığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli Kovid-19 aşısıyla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamasında; bu konuda benim şahsen gönlümden geçen şu olabilir; hem ülkemizin tamamında dil noktasında kolaylık açısından; TURKOVAC. ifadelerini kullandı.

Tam Normalleşmede Güvenli Açık Hava Etkinlikleri!

Tam Normalleşmede Güvenli Açık Hava Etkinlikleri! Yazında geldiği şu günlerde açık hava etkinliği yapmanın tam zamanı. Ancak COVID-19 salgını nedeniyle tüm açık hava eğlencenizi durdurmak zorunda değilsiniz. 1 temmuz itibariylede sokağa çıkma yasakları sone eriyorve tam normalleşme baslıyor. İşte hala tadını çıkarabileceğiniz birkaç eğlenceli açık hava etkinliği.

Koronavirüs hastalığı 2019 pandemisi, birçok insanın  faaliyetlerini etkiledi. COVID-19 pandemisinin neden olduğu halk sağlığı kısıtlamaları , festivallerin, konserlerin ve diğer etkinliklerin iptal edilmesine neden oldu. Birçok tatil, bayram ve büyük kutlamalar sınırlandırıldı veya ertelendi.

Koronavirüs pandemisinin neden olduğu değişikliklere rağmen, yapılacak çok şey var. Aslında, eğlenceli aktiviteler yapmak şimdi daha da önemli. Zevk aldığınız bir şey yapmak, sizi sorunlardan uzaklaştırır ve hayatın zorluklarıyla başa çıkmanıza yardımcı olur.

Neden açık hava aktivitelerini seçmelisiniz?

COVID-19 virüsü öncelikli olarak yaklaşık 2 metre içinde, yakın temasda olanlar arasında kişiden kişiye yayılır. Virüs, konuşurken, öksürürken, nefes alırken veya hapşırırken havaya salınan solunum damlacıkları yoluyla yayılır. Bazı durumlarda, özellikle havalandırması yetersiz olan kapalı alanlarda, bir kişi havada dakikalar veya saatlerce kalan küçük damlacıklara  maruz kaldığında koronavirüs  yayılabilir.

Dışarıda olduğunuzda, temiz hava sürekli hareket eder ve bu damlacıkları dağıtır. Ayrıca, aşıları tam olarak yapıldıysa, bir kural veya yasanın gerektirmediği durumlar dışında, pandemi nedeniyle yapamadığınız birçok iç ve dış mekan etkinliğine dönebilirsiniz.

Aşılanmamış kişiler için, yaşadığınız yere yakın olan ve sizinle başkaları arasında bolca boşluk bırakabileceğiniz açık hava etkinliklerinde, koronavirüsün yayılma riski kapalı alan etkinliklerine göre daha düşüktür.

Dışarıda olmak başka avantajlar da sunar. Duygusal bir destek sağlar ve daha az gergin, stresli, kızgın veya depresif hissetmenize yardımcı olur. Güneş ışığı da vücudunuza D vitamini sağlar.

Aşısızsanız, sizinle birlikte yaşamayan insanlarla yakın temas kurmak, COVID-19’a  maruz kalma riskinizi artırır . Bu nedenle, genel olarak  başkalarıyla en az 2 metre sosyal mesafeyi korumanıza izin veren herhangi bir aktivite koronavirüs  aşınız yoksa daha düşük risk taşır .

Tam normalleşmede ister en sevdiğiniz parkı ziyaret ediyor olun, ister sadece mahallenizde vakit geçiriyor olun, evinizin yakınında keyfini çıkarabileceğiniz birçok aktivite vardır. 

Aşısızsanız, kalabalık kaldırımlardan ve dar yollardan kaçının ve mesafenizi korumayı kolaylaştıran yolları seçin. Koronavirüs bulaşma riskinin yüksek olduğu yerlerde açık havada maske takın . Yüzme gibi maskenin ıslanabileceği aktiviteler sırasında maske takmayın.

Bulunduğunuz yere ve hava durumuna bağlı olarak yapabileceğiniz etkinlikler:

Piknikler: Yiyecekleri evde hazırlayın ve paketleyin. Veya paket servisi alabilirsiniz.  En sevdiğiniz halka açık bir parkta eğlenceli bir piknik yapabilirsiniz.

Semt pazarları: Maskenizi takın ve diğerleriyle en az 2 metre sosyal mesafenizi koruyun.

Restoran bahçesinde yemek: Artık yaz geldiğine göre hava dışarıda olmak için uygun. Restoran bahçesinde  yemek yemek iyi bir dış mekan seçeneği olur. Masalarının uygun aralıklarla yerleştirildiği kalabalık olmayan restoranlarda açık havada yemek yemek, aşılanmamışsanız kapalı yemek yemekten daha güvenlidir. Aşısızsanız, restoranın diğer alanlarında diğerlerinden en az 6 metre uzakta durun. Self servis yiyecek ve içecek seçeneklerinden kaçının. Girerken ve çıkarken ellerinizi yıkamayı unutmayın.

Kamp yapmak: Aşısızsanız ve yalnızca birlikte yaşadığınız insanlarla yakın temas halindeyseniz, kamp yapmak düşük risklidir. Evinizde yaşamayan insanlarla kamp yapıyorsanız ve aşısızsanız, aralarında en az 2 metre mesafe bulunan ayrı çadırlarda kamp kurun ve yiyecek, içecekler dahil kamp malzemelerini paylaşmaktan kaçının. El sabunu, el dezenfektanı ve sık dokunulan yüzeyleri temizlemek ve dezenfekte etmek için malzemeleriniz yanınızda olsun.

Yüzme havuzları ve plajlar: Suyun kendisi değil, diğerleriyle 2 metreden az yakın temas, aşısızsanız bu aktiviteleri riskli hale getirebilir. Plaja giderseniz ve başkalarıyla yakın temasa geçerseniz, aşı olmadıysanız riskiniz daha yüksektir. Suyun kendisi koronavirüsü insanlara yaymaz .

Küçük arkadaş gruplarıyla bir araya gelmek: Aşılanmamış kişiler için, farklı hanelerden insanlar arasında sosyal mesafe olmasına izin verin ve küçük gruplar halinde açık havada buluşurken sarılmaları ve tokalaşmaları yapmayın. Çocuklar için temas gerektirmeyen aktiviteler planlayın. Ve el dezenfektanı getirmeyi unutmayın. Güvenli bir mesafede sohbet etmek için bir araya gelmenin, değer verdiğiniz insanlarla birlikte olmak için değerli bir fırsat sunabileceğini ve aynı zamanda ruh halinizi iyileştirebileceğini unutmayın.

Doğru bilgilerle, koronavirüs normalleşme sürecinde hayatınıza neşe, hareket ve eğlence katabilirsiniz.

1 Temmuz’dan itibaren tam normalleşme başlıyor! yazımızda hangi yasakların kalktığını öğrenebilirsiniz.

Koronavirüs Diyabet Hastalarını Nasıl Etkiler?

Koronavirüs hakkında anlaşılması gereken şeylerden biride, Koronavirüs’u hala öğreniyor olmamız, hakkında herşeyi bilmiyoruz ama öğrenmeye devam ediyoruz. Bildiğimiz bir şey, diyabetli kişilerin daha şiddetli COVID-19 hastalığı geliştirdiği.

Diyabet Koronavirüs’den ölme riskini 3-4 kat arttırıyor. Yine de bu diyabetli kişilerin COVID’e daha yatkın olduğu anlamına gelmez, ancak koronavirüs geliştirirlerse, hastalık çok daha şiddetli ve daha hızlı ilerleyebilir.

Hem tip 2 hem de tip 1 diyabette hastalık çok daha şiddetli ve daha hızlı ilerliyor gibi görünüyor. Ancak Tip 1 hastaları daha genç oldukları için daha kolay atlatıyor.

Tip 1 diyabet, vücuttaki insülin üreten hücrelerin çoğunun bir bağışıklık süreci tarafından yok edildiği bir hastalıktır. Tip 2 diyabet, genetik yatkınlık ile çevre arasındaki etkileşimi içerir, dolayısıyla çevre, gıda alımının artması, fiziksel aktivitenin azalması, kilo artışı anlamında genleri sağlayan aile öyküsü ile etkileşime girer.

Diyabetli kişilerde vücutta daha fazla iltihaplanma vardır. Böylece, COVID-19 ile bu inflamatuar durum çok daha hızlı kötüleşir, bu yüzden hastalığın ağır seyretmesine bir sebep olabilir.

Diyabetli hastaların dolaşım sorunları

İkinci neden, diyabetli kişilerin dolaşım sorunları yaşamaya daha yatkın olmaları, zaten baypas veya felç geçirmiş olmaları. Bacaklarında kan akışının düşük olması gibi sebepler sayılabilir. Bu tarz dolaşım sorunlarının şimdiye kadar önemsenmemesi ve arka planında kalamsı COVID-19 hastalığına yakalanıldığında pıhtılaşma sorunları nedeniyle kan akışının azalması daha büyük sorunlara neden olmaktadır.

Diyabet hastaları bu dönemde asla hareketsiz kalmamalıdır. Egzersiz hem diyabet gelişim riskini azaltıyor hem de diyabetik kişilerde kan şekeri kontrolü üzerine olumlu etkileri var. COVID-19 geçirme korkusu bu süreçte, stres ve kaygı bozukluğuna yol açıyor ancak diyabet hastalarının günlük hayatlarında mutlaka egzersiz yapmaları gerekiyor. Televizyondan ya da internetten egzersiz videoları izlenerek uygun egzersizler rahatlıkla yapılabilir.

Diyabet hastalığında beslenmede önemli bir rol oynuyor. Beslenme düzeninizi değiştirmek için ‘Diyabet hastaları nasıl beslenmeli’ yazımızı okuyabilirsiniz.

COVID-19 Aşıları Hakkında Bilinmesi Gerekenler

COVID-19 Aşıları Hakkında Bilinmesi Gerekenler. Her geçen günle beraber koronavirüs aşısı olan kişi sayısı bir önceki güne oranla katlanarak artıyor. Ülkemizde aşılamanın hız kazanmasının ardından aşılarla ilgili sorularda kafaları karıştırıyor. Sizler için bu yazımızda COVID-19 aşıları hakkında bilinmesi gerekenleri derledik.

Efsaneleri yok edin ve COVID-19 aşıları hakkındaki gerçekleri öğrenin.

COVID-19 aşısı, pandemiyi durdurmaya yardımcı olmak için önemli bir araçtır.

COVID-19 aşıları, COVID-19 olduktan sonra bile sizi hastalanmaktan korumada etkilidir. Aşı, normale dönmemize yardımcı olacak önemli bir araçtır.

COVID-19 aşıları güvenli ve etkilidir. Aşıdan sonra yan etkiler yaşayabilirsiniz. Bunlar normaldir ve birkaç gün içinde geçmelidir.

Vücudun COVID-19’a neden olan virüse karşı koruma (bağışıklık) oluşturması, aşılamadan sonra genellikle iki hafta sürer.

Aşıları tam olan kişiler, salgın nedeniyle yapmayı bıraktıkları bazı şeyleri yapmaya başlayabilirler.

COVID-19 olsanız bile aşı olun. COVID-19 geçirip geçirmediğinize bakılmaksızın COVID-19 aşısı yaptırmalısınız. Bunun nedeni, uzmanların COVID-19’dan iyileştikten sonra tekrar hastalanmaktan ne kadar süre korunduğunuzu henüz bilmemeleridir.

Yakın zamanda ameliyat olduysanız, hastaneye yatırıldıysanız veya anestezi gerektiren bir prosedür geçirdiyseniz, bu olaylardan herhangi biri yaklaşıyorsa, COVID-19 aşısı yaptırma konusunda doktorunuzla konuşun. Doktorunuz, aşının faydalarının potansiyel risklerden daha ağır bastığından emin olmak için ne zaman aşı olacağınıza karar vermenize yardımcı olacaktır.

Aşı olduktan sonra yaşayabileceğiniz herhangi bir ağrı ve rahatsızlık için ibuprofen, asetaminofen, aspirin veya antihistaminikler gibi reçetesiz satılan ilaçlar hakkında doktorunuzla konuşun. Bu ilaçları normal şekilde almanızı engelleyen başka bir tıbbi nedeniniz yoksa, aşı sonrası yan etkileri hafifletmek için bu ilaçları alabilirsiniz.

İkinci doz aşıdan sonraki yan etkiler, ilk doz aşıdan sonra yaşadıklarınızdan daha yoğun olabilir. Bu yan etkiler, vücudunuzun koruma oluşturduğunun ve birkaç gün içinde geçmesi gerektiğinin normal işaretleridir.

Çoğu durumda, ağrı veya ateşten kaynaklanan rahatsızlık, vücudunuzun koruma oluşturduğunun normal bir işaretidir. Ancak aşı yapılan yerdeki kızarıklık veya hassasiyet 24 saat sonra kötüleşirse veya yan etkileriniz sizi endişelendiriyorsa, birkaç gün sonra geçmiyor gibi görünüyorsa hemen bir sağlık kuruluşuna başvurun.

Yan etkiler günlük aktivitelerinizi yapma yeteneğinizi etkileyebilir, ancak birkaç gün içinde geçmeleri gerekir.

Vücudunuzun herhangi bir aşıdan sonra koruma oluşturması zaman alır. Tamamen aşılanana kadar kendinizi ve başkalarını korumak için mevcut tüm araçları kullanmaya devam etmelisiniz.

Hangi aşı: Biontech aşısı mı  Sinovac aşısı mı daha etkili?  yazımızı okumak için tıklayın…