Kategori arşivi: Haftanın Enleri

Dünyadaki ilk jet kıyafetli sağlık ekibi

İngiltere’de bilimkurgu filmlerini aratmayan bir deney gerçekleşti.

Richard Browning isimli mucit çizgi film karakteri ‘İron man’i (Demir Adam) anımsatan bir uçuş kıyafeti geliştirdi. Gövde kontrollü jet motoru özel uçuş kıyafetiyle saatte 51 km hıza ulaşarak bir rekora imza attı. Richard Browning’in geliştirdiği bu jet motorunu bir hava ambulans servisi dağlık alanlarda meydana gelen kazalara acil müdahale edilebilmek için kullanmaya karar verdi.

İngiltere’de bir hava ambulans servisi, dağlık alanlarda meydana gelen kazalara acil müdahale edilebilmesi için ‘jet kostümü’ kullanmaya karar verdi. Bilimkurgu filmlerini aratmayan ilk deneme başarıyla gerçekleşti.

İngiltere’de hizmet veren Great North Hava Ambulans Servisi (GNAAS), tırmanış sırasında yaralanan ya da yardıma ihtiyaç duyan dağcılara zamanında ulaşabilmek için ‘jet kostümü’ test etti. Dağlık bir bölge olan Lake District’te gerçekleştirilen testin başarılı olmasıyla birlikte, dünyadaki ilk jet kıyafetli sağlık ekibinin oluşması bekleniyor. Gravity Industries şirketinin geliştirdiği jet kostümü sayesinde, yürüyerek 30 dakikada gidilen mesafeye tam 90 saniyede ulaşılabiliyor.

Test uçuşu Gravity Industries’in kurucusu ve ‘jet kostümü’nün mucidi Richard Browning tarafından gerçekleştirildi.

Iron Man karakterinden ilham alındı

Her iki kolunda ve sırtında birer mini motora sahip olan jet kostümü, el hareketleriyle kontrol ediliyor. Marvel Sinematik Evreni’nin ‘Iron Man’ (Demir Adam) karakterinden ilham alınarak tasarlanan kostüm, 340 bin Euro’dan (3 milyon TL) satışa çıkacak. Ancak şirket, acil servisler için bir kiralama opsiyonu üzerinde de çalışıyor.

Iron Man değil, uçan doktor

Sağlık görevlileri, jet kostümü sayesinde en sarp kayalıkların bulunduğu bölgelere bile 1-2 dakika içerisinde ulaşabilecek.

2019 Yılının En Başarılı Doktoru Ödülünü Op. Dr. Evren Işık Aldı

“5. Mood Ödülleri” törenle ödüller sahiplerini bulurken, sanat ve spor camiasından ünlü isimlerin katıldığı gecede Op. Dr. Evren Işık ‘2019 Yılının En Başarılı Doktoru´ seçildi.
“5. Mood Ödülleri” Mustafa Kemal Kültür Merkezi (MKM) Attila İlhan Sahnesinde düzenlenen görkemli törenle sahiplerini buldu. Dereceye girenler 17 kişilik jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda belirlendi. Ünlü manken ve sunucu Çağla Şikel, Seray Sever, Hakan Altun, oyuncu ve sunucu İlker Ayrık ile beraber birçok kişi ve kurumun da ödüllendirildiği gecede; Derya Uluğ, Simge Sağın, Cem Belevi, İlyas Yalçıntaş, Tuğba Özerk ve Çocuk Kalpler Kumpanyası canlı performans gösterdi.
Jüri üyeleri arasında İstanbul Teknik Üniversitesinden birçok öğretim üyesi ve sanatçının bulunduğu gecede, ‘2019 Yılının En Başarılı Doktoru´ ödülüne Üroloji ve Androloji Uzmanı Op. Dr. Evren Işık layık görüldü.
Ödülünü Yeşilçam´ın efsane isimlerinden Bahar Öztan´ın elinden alan Dr. Evren Işık, “Böylesine güzel bir topluluğun huzurunda olmaktan dolayı çok mutluyum. Uzun süredir erkek üreme ve cinsel sağlığı üzerinde çalışıyorum. Türkiye´de ezber bozmaya ve tabuları yıkmaya devam ediyoruz. Verdiğim emeğin ve döktüğüm alın terinin karşılığını almak büyük mutluluk. Beni 2019´un en başarılı doktoru ödülüne layık gören ve jüride bulunan saygıdeğer hocalara ve kıymetli sanatçılara çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

 

 

Kalp Cerrahı Dilek Gürsoy, Alman Tıp Ödülü’nü aldı

Türk kökenli Yapay Kalp Cerrahi Uzmanı Dr. Dilek Gürsoy, Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen törende, Alman Tıp Ödülü’nü aldı.

Düsseldorf Kongre Merkezi’ndeki törende “German Medical Award 2019” ödülüne layık görülen Gürsoy, salonu dolduran meslektaşları tarafından uzun süre alkışlandı.

Yapay kalp alanında yaptığı başarılı çalışmalardan dolayı ödüle layık görülen Gürsoy, tören sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, mutlu ve gururlu olduğunu, ödülün kendisini daha çok cesaretlendirdiğini ve yoluna devam edeceğini söyledi.

Gürsoy, “2012 yılında Duisburg’da bir kadın doktor olarak ilk kez tam yapay kalp ameliyatını gerçekleştirdim. Hayvan denemelerinde 20, insanlarda 30 olmak üzere yaklaşık 50 yapay kalp ameliyat gerçekleştirdim.” dedi.

Yapay kalp alanında 2010’dan beri yeni bir yapay kalp projesi üzerinde çalıştığını kaydeden Gürsoy, “Yeni yapay kalbimiz sessiz ve gürültüsüz olacak inşallah. 2023 yılında ilk defa insana takmayı düşünüyoruz.” ifadesini kullandı.

Avrupa’da yaşayan Türk kökenlilere seslenen Gürsoy, şöyle devam etti:

“Burada yaşayan tüm anne ve babalara seslenmek istiyorum, çocuklarını desteklesinler. Desteksiz hiçbir şey olmuyor. Özellikle genç kızlarımızı cerrahi alanına davet ediyorum çünkü bayanlar daha estetik çalışabiliyoruz, masada daha sakiniz. Burada, Avrupa’da yapay kalp merkezi kurabilirsek özellikle genç kızlarımızı destekleyip benden daha iyi olmalarını sağlamayı amaçlıyorum.”

Türkiye’nin sağlık alanında çok ilerlediğini ifade eden Gürsoy, “Bu alanda herkes gözünü Avrupa’ya dikmiş durumda ama durum öyle değil. Türkiye sağlık alanında çok iyi yerlerde, gerek hastaneler gerekse doktorlar konusunda. Çok iyi eğitim görmüş arkadaşlarımız var. Yapay kalp konusunda çalışmalar var, çok değerli hocalarımız var. Yardımım dokunursa eğer her zaman ve her yerde onlarla da çalışmak isterim.” diye konuştu.

Kaynak: https://www.dunya.com/saglik/kalp-cerrahi-dilek-gursoy-alman-tip-odulunu-aldi-haberi-457191

Türk Hemşireye Ödül

Türkiye kökenli hemşire Yıldız Reyhan Kutlu Yaman, geçen yıl Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’ne bağlı Remscheid şehrinde çalıştığı hasta bakım evinde çıkan yangında Christina Barchmann ve Isabella Paterok ile birlikte canını hiçe sayarak hastaları kurtarmıştı. KRV Başbakanı Armin Laschet tarafından, Yaman ve diğer hemşirelere ödül takdim edildi.
HEMŞİRELERİN olağanüstü bir cesaret gösterdiğini ve hayatlarını hiçe sayarak insanları kurtardıklarını belirten Laschet, bu davranışlarından dolayı üçüne de teşekkür etti. Yangın, boğulma ve kazalar gibi birçok olayda insanların hayatını kurtaran yaklaşık 20 kişiye daha ödül verildi. Yaşadığı olayı anlatan Yaman, “Oksijen tüpüne bağlı bir hasta, yatağında sigara içmiş. Hasta bir anda alev almış. Önce birçok hastayı kurtardım. Daha sonra da yangına neden olan hastayı odadan çıkarıp kurtardım. İnsanların hayatları önemli. Ama birçok kişi bunu yapamayacağını söylüyor. O anlık bir düşünceyle insanları kurtardım. Tekrar buna benzer bir olay yaşansa, yine hiç düşünmeden insanlara yardım ederim.”
Ödül, 1951 yılından beri KRV Eyaleti’nde insanların hayatlarını kurtaranlara veriliyor.

6. Türk Tıp Dünyası Kurultayı

Türk Tıp Dünyası Kurultayı Renaissance Polat İstanbul Hotel’de düzenlenen törenle başladı. Törende konuşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ülkenin on yedi yılda sağlıkta önemli bir dönüşüme şahit olduğunu, genel sağlık sigortası, ilaca ve hizmete kolay erişim, modern şehir hastaneleri ile dünyada örnek gösterilen bir seviyeye ulaştığını kaydetti.

Kamu hastanelerinin filmsiz ve kağıtsız olarak “dijital hastane” olma yolunda hızla ilerlediğini dile getiren Koca, “Akıllı hastane olma yolunda mesafe kateden hastanelerimizin yanında, sağlık sistemimizde yapay zeka da kullanılmaya başlandı. Bu geçiş, daha kolay ve daha doğru teşhise, en uygun tedaviye ulaşmada ve sağlıkta israfın önlenmesi yolunda önemli bir adım olacaktır.” diye konuştu.

İstanbul’un Türk Tıp Dünyası Kurultayı ile eş zamanlı olarak HIMSS Avrasya (Sağlık Bilgi Yönetim Sistemleri) toplantısına da ev sahipliği yaptığını söyleyen Koca, şöyle devam etti:

“HIMSS Emram kriterlerine göre seviye 6 hastane sayımız 167, Seviye 7 hastane sayımız ise 3’e ulaşmıştır. Avrupa’daki en ileri seviye beş dijital hastanenin 3’ü Türkiye’dedir. Türkiye, ABD’den sonra dünyada en çok dijital hastaneye sahip olan ülke konumuna yükselmiştir. Tüm bu gelişmelerle birlikte, ilaç, aşı, tıbbi cihaz ve biyomalzeme üretiminde dışa bağımlılığı azaltmak için yerlileşme ve millileşme yönünde büyük bir gayret içindeyiz. Bu nedenle kurultayımızın temasını da ‘Sağlıkta Biyoteknoloji Çalışmaları’ olarak belirledik. Biyoteknolojik çalışmalar, bugüne değin kullanageldiğimiz tanı ve tedavi yöntemlerini tamamen değiştirecektir. Bu alanda öncülüğü yakalayabilen ülkeler bilimsel avantajlarının yanında halk sağlığında ve ekonomide önemli kazanımlar elde edecektir. TÜSEB tarafından açılan ‘Bireysel ve Dönüşümsel Tıp Uygulamalı İşbirliği Çağrısı’ bu yönde atılan ilk ve önemli bir adımdır. İlaç, aşı, tanı kiti, tıbbi cihaz, biyomalzeme, biyoenformatik ve sistem biyolojisi temalı proje çağrıları ilan edilmiştir. Değerlendirmesi tamamlanmış çağrılar kapsamında toplamda 26 farklı kurum ve 65 farklı çalışma ekibi ile ortak çalışma ve iş birliği planlanmıştır.”

Türkiye Genom Projesi’nin pilot uygulama aşamasını tamamlayarak 29 Ekim’de tam kapsamıyla başlattıklarını aktaran Koca, “Bu yıl içerisinde 31’i kanser, 35’i kronik ve 35’i nadir hastalık olmak üzere toplam 101 hastalık ve 12 bin 500 birey için detaylı gen karakterizasyon çalışmaları yapılacaktır. Klinik araştırmalar Ankara Şehir Hastanesi’nde yürütülecek, dokular ise Aziz Sancar Araştırma Merkezi’ndeki biyobankada muhafaza edilecek. Böylece Sağlık Vadisi’nin ilk adımlarını atmış bulunuyoruz. ” dedi.

Bakan Koca, “Son üç yıldır Türk tıp kurultaylarında TÜSEB tarafından verilen ‘Aziz Sancar Bilim Ödülü ve TÜSEB Teşvik ve Hizmet Ödülleri’ ile bu birlikteliklerimiz perçinlenmektedir. Nobel ödülü alarak ülkemizin medarıiftiharı olmuş Sayın Profesör Dr. Aziz Sancar pek çok genç bilim insanına çalışmaları konusunda önayak olmuş, göstermiş olduğu büyük tevazu ve gençlerimize açtığı yol ile bir bilim insanının nasıl olması gerektiği hakkında örnek bir şahsiyet, rol model olmuştur.” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından, “TÜSEB Teşvik Ödülü”ne layık görülen Prof. Dr. Safa Barış, Doç. Dr. Nurcan Tunçbağ ve Doç Dr. Engin Özçivici ile “Aziz Sancar Bilim Ödülü”ne layık görülen Prof. Dr. Seza Özen, Prof. Dr. Özcan Erel ve plakete layık görülen Prof. Dr. Dilek Gürsoy’a, ödülleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verildi.

Kaynak: AA

Tıp Alanının En Önemli Ödüllerinden Biri Türk Doktorun

ABD’nin önde gelen tıp kuruluşlarından olan Cedar Siani tarafından, tıp alanının en önemli ödüllerinden biri olan ‘Tıpta Öncülük’ Türk doktor Moshe Arditi’ye verildi.

ABD’nin önde gelen tıp kuruluşlarından olan Cedar Siani tarafından, tıp alanının en önemli ödüllerinden biri olan “Tıpta Öncülük” Türk doktor Moshe Arditi’ye verildi.

1981 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra ABD’de 31 senedir çocuk hastalıkları konusunda çalışan, 21 senedir İmunoloji Bölüm Başkanlığı yapan ve Salgın hastalıklar Dairesi yöneticiliği yapmakta olan Moshe Arditi’ye ABD’nin önde gelen tıp kuruluşlarından olan Cedar Siani tarafından, tıp alanının en önemli ödüllerinden biri olan “Tıpta Öncülük” ödülü verildi.

Törene tıp çevrelerinin yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti Los Angeles Başkonsolosu Can Oğuz ve Arditi’nin Türkiye’den tören için gelen ailesi de katıldı. 30 yıldan fazladır alanında başarı göstermiş tıpta yeniliklere imza atmanın yanında yaptığı yeniliklerin kullanılır olmasını sağlamış ve aynı zamanda ardından gelen kuşakların eğitimine katkıda bulunan kişilere verilen bu ödül, Arditi ile ilk defa bir Türk doktoruna verilmiş oldu. Arditi “Bu ödül ile gurur duyuyorum” dedi.

Arditi, özellikle pediatri alanında yaptığı çalışmalar ile tanınıyor. Özellikle uzun süredir üzerinde çalıştığı ve çocuklarda tanı ile tedavisinde geç kalınması ile kalp rahatsızlıklarına sebep veren Kawasaki Hastalığının tedavisi üzerine yakın zamanda başlattığı insan üzerinde uygulanan klinik çalışmalar dünya tıp çevresinde dikkat çekiyor.

Moshe Arditi kimdir?
Moshe Arditi, Cedars-Sinai Tıp Merkezinde Biyomedikal Bilimler ve Pediatri Bölümlerinde ve UCLA’da araştırmacı olarak çok sayıda randevu alan bir Türk-Amerikan doktorudur. Dr. Arditi, 103’ten fazla hakemli makaleye katkıda bulunuyor.

2019 Nobel Tıp Ödülü’nü ‘Hücre’ Çalışmasıyla Kazandılar

2019 Nobel Tıp Ödülü’nün sahibi, “hücrelerin oksijen yeterliliğine adaptasyonu” çalışmasıyla William Kaelin, Peter J. Ratcliffe ve Gregg L. Semenza oldu.
İsveç Kraliyet Bilimler Akademisinden yapılan açıklamada, 2019 Nobel Tıp Ödülü’nün hücrelerin oksijeni kullanması konusundaki çalışmalarından ötürü Kaelin, Semenza ve Ratcliffe arasında paylaştırıldığı belirtildi.

Açıklamada, bilim insanlarının “hücrelerin oksijen varlığını algılaması ve uyum sağlaması konusundaki keşifleriyle” ödüle layık görüldüğü ifade edildi.

Oksijen algılamasının, çok sayıda hastalığın sebebinin anlaşılmasında hayati olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Bu yılın Nobel Ödülü sahiplerinin fizyoloji bilimi açısından büyük önem taşıyan keşifleri, anemiden kansere kadar pek çok hastalıkla mücadelede yeni stratejilerin yolunu açmıştır.” denildi.

 

Dünya Deha Türk Doktoru Konuşuyor

Ordulu deha doktor Dilek Gürsoy, Avrupa’nın ilk ve tek yapay kalp cerrahı olarak ünlendi. Yılda yaklaşık 300 nakil gerçekleştirdi. Almanya’da yılın doktoru oldu.
Türk doktorun başarılarısı dünyayı etkiledi. Ordu Fatsalı işçi ailesinin kızı olan Dilek Gürsoy , Almanya’da dünyaya geldi. Babasını 10 yaşında kalp krizinden kaybetti. Bu nedenle doktor olmaya karar verdi. Hayalini gerçekleştirmek için tıp fakültesine girdi. Başarılı bir kalp cerrahı olarak hastaların imdadına yetişti. Kalp naklinde, insan kalbine olan ihtiyacı ortadan kaldıracak uzun ömürlü yapay kalp üzerinde çalışmalarıyla adından söz ettirdi. Kalp cerrahı alanında Almanya’nın önemli kliniklerinde görev yapan Dr. Gürsoy, yılda yaklaşık 300 kalp ameliyatı gerçekleştirdi. Avrupa’nın ilk ve tek kadın yapay kalp cerrahı olarak ünlendi.

Başarılarıyla Türkiye’ye büyük bir gurur yaşatan deha doktor Dr. Gürsoy, ‘German Medical Award’ adlı kurum tarafından Almanya’da yılın doktoru seçildi. Türk doktorun ödülünü 18 Kasım’da düzenlenecek törende alacağı bildirildi. Türk doktor, “Ödülün bana verilmesi, doğru bir yolda olduğumu gösteriyor. Ne kadar zorluklara karşılaşsam da hedeflerimden asla vazgeçmemi sağlıyor” dedi. Gürsoy, geçen Nisan’da da ülkenin tıp alanında en saygın ödüllerinden ‘Victress Ödülü’nü elde etmişti. Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türk doktora övgüler dizmişti.

Yılda yaklaşık 300 kalp ameliyatı gerçekleştiren Dr. Gürsoy, Siegburg kentinde bulunan ‘Helios Kliniği Yapay Kalp Nakli Bölümü’nde çalışmalarını sürdürüyor..

Almanya’nın en prestijli ödüllerinden birini Dr. Dilek Gürsoy aldı

Kalp naklinde insan kalbine ihtiyacı ortadan kaldıracak uzun ömürlü yapay kalp üzerinde çalışmasıyla adından söz ettiren Dr. Dilek Gürsoy (42), German Medical Award tarafından Almanya’da yılın doktoru seçildi. Avrupa’nın ilk kadın yapay kalp cerrahı unvanına sahip olan Gürsoy, kalp cerrahı kategorisinde bu ödülü almaya layık görüldü.

BAŞARISI TAKDİR TOPLUYOR
GÜRSOY’A ödülü 18 Kasım’da Düsseldorf Congress Centrum’da gerçekleştirilecek törenle verilecek. Siegburg Helios Kliniği’nde Yapay Kalp Nakli Bölümü Başkanı olarak görev yapan Gürsoy, geçtiğimiz Mayıs ayında da Almanya’nın en prestijli ödülü olan Victress Ödülü’nü almıştı. Gürsoy’u başarısından dolayı Almanya Başbakanı Merkel de tebrik etmişti.

Ordulu bir ailenin kızı olan Dr. Dilek Gürsoy, babasını basit bir kalp sorunu yüzünden kaybetmiş ve o günden sonra çalışmalarını yoğunlaştırmıştı. Gürsoy, yüzlerce kalp nakli operasyonu gerçekleştirdi.

Kaynak: SABAH

Normal doğumu en çok yaptıran doktora ödül!

Zonguldak bölgesinde sezaryenle doğum oranı en düşük olan doktora ödül verildi. Ancak Dr. İsa Şükrü Öz’ün babasının rahatsızlığı sebebiyle Afyonkarahisar’a atanması üzerine ödül Afyonkarahisar’a gönderildi.

Sağlık Bakanlığı’nın sezaryenle doğumu azaltıp normal doğuma teşvik etme kampanyaları Zonguldak’ta büyük ilgi gördü. İki yıl önce Zonguldak’a atanan kadın doğum uzmanı Dr. İsa Şükrü Öz, bakanlığın kampanyası doğrultusunda ödül aldı.Dr. İsa Şükrü Öz, il genelinde en düşük sezaryenle doğum en fazla sayıda ise normal ve epidural (prenses) doğum yaptırması sebebiyle ödüle layık görüldü. Görev yaptığı Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde başarılı hizmetleriyle adından söz ettiren Öz, normal doğumla çocuklarını dünyaya getiren ebeveynlerin de takdirini kazandı.

Babasının rahatsızlığı sebebiyle Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’ne atanan Dr. İsa Şükrü Öz, ödül törenine katılamadı. Sağlık Bakanlığınca hazırlanan ödül, Dr. İsa Şükrü Öz’e ulaştırılmak üzere Afyonkarahisar’a gönderildi.

Normal doğumun önemi

Uzmanlar, anne adayında herhangi bir engel olmaması halinde normal doğuma teşvik edilmesi gerektiğini vurguluyor. Normal doğumda içgüdüsel doğal bir sürecin gerçekleştiği belirtiliyor. Gerçek bir “doğum” eylemi yaşanmadığı için bebekte solunum sıkıntısı gibi bazı problemler sezaryende daha sık görüldüğü belirtiliyor, Hiçbir gerekçe yokken sadece isteğe bağlı sezaryen normal doğumdan daha sağlıklı olmadığı ifade ediliyor.

Sezaryen ile normal doğum arasındaki farklar da şöyle belirtiliyor:
“Büyük bir karın ameliyatı ile gerçekleşen bir doğumun normal yolla bir kaç dikişle gerçekleşen bir doğumdan daha sağlıklı olması zaten beklenemez. Bilimsel veriler de bu yöndedir. Bir gerekçe varsa yani anne ve bebek sağlığını tehlikeye sokacak bir durum varsa veya normal doğum mümkün değilse bu durumda sezaryen faydalıdır. Sezaryen için bir gerekçe olmadığı durumlarda annenin normal doğum yapması hem kendisi hem bebek açısından daha sağlıklıdır. Türkiye’de sezaryen oranlarındaki aşırı artış anne ve bebek sağlığı açısından sakıncalı boyutlara ulaştığı için bu oranın düşürülmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı tarafından çeşitli uygulamalar başlatılmıştır. Bu bağlamda anne adaylarına eğitimler, bilgilendirici kampanyalar, doğumda ebelerin rollerinin arttırılması vb. planlanmaktadır.”

 

 

Kaynak: İHA

 

Sağlık Güncel Haber